Turizm Terimleri Sözlüğü

Toplam 2958 turizm terimi ve açıklaması

Kelime Arama

arama

Üst kısımda bulunan harflerden ve ya aşağıdaki arama motorunu kullanarak istediğiniz İngilizce turizm teriminin Türkçe karşılığını ve açıklamasını bulabilirsiniz.

Türkçe kelime aratarak da ingilizce karşılığına ulaşabilirsiniz.

Bulunan Terimler

W Pattern

:
Uçakların kullanımını maksimize etmek için havayolu şirketleri boş konuşlanma uçuşlarından (bkz. Ferry mileage) kaçınmaya çalışırlar ...

W.E.F.

:
...den gelen etkiyle (with effect from) anlamında kısatlma. ...

Wadi

:
Arap ülkelerinde yılın büyük bir kısmı kuru kalan kayalık akarsu yatağı. ...

Wagon-Lit

:
Avrupa'da yataklı vagon. Kuşetlilerden (bkz. Kuşet) çok daha konforlu fakat bir o kadar da pahalı. ...

Waiter

:
Restoran vb. Işletmelerden müşterilere yiyecek, içecek vs. Servis eden kimse. ...

Waiting List

:
(Wait-list de denir) Bir yer veya etkinlik için rezervasyonlar doluysa işverenler (bkz. Işveren) katılmak isteyen ...

Waiting Room

:
Özellikle tren istasyonları ve otobüs terminallerinde seferlerini bekleyen yolculara tahsis edilmiş oda. ...

Waitress

:
Bayan garson. ...

Waive

:
Hakkından vazgeçmek veya el çekmek. ...

Waiver

:
Hakkından kendi rızasıyla vazgeçme eylermi. Örneğin, araba kiralama şirketine hasardan feragat ücreti ödendiyse, aracın kaza ...

Wake

:
Geminin arkasından biraktığı iz. ...

Walking Tour

:
Genellikle birkaç gün süren ve yürüyüşle geçen tatil. ...

Walkway

:
Yapıların farklı kısımlarını birbirine bağlayan ve çoğunlukla yükseltilmiş bir yaya yolundan oluşan geçit. ...

Wanderlust

:
Şiddetli araştırma ve gezme arzusu. ...

Warrant

:
Ordu ya da devletçe çıkarılan ve bilet ya da başka seyahat dokümanlarıyla değiştirilebilen belge. ...

Warsaw Convention

:
1928 yılında varılan ve uluslar arası yolcuların uğradığı ziyan ve hasar konusunda havayolu şirketlerinin sorumluluğunu ...

Wash-Out

:
Sel nedeniyle kara veya demiryolunda meydana gelen çöküntü. ...

Washroom

:
Tuvalet. ...

Wata

:
Dünya Seyahat Acenteleri Birliği. ...

Watch

:
1. Gemilerde beklenen nöbet. Aynı zamanda bkz. Öksüz vardiya. 2. Gemide nöbet yeri. ...

Water Bus

:
Irmak, göl, kanal vs. Üzerinden düzenli olarak yolcu taşıyan tekne. Bunların menzili genellikle kısa olur. ...

Water Closet

:
Sifon ve suya sahip tuvalet. WC şeklinde kısaltılır. ...

Water Park

:
Suyla ilgili etkinlikleri merkez alan dinlence tesisi. ...

Water Taxi

:
Genellikle motorlu yolcu botu. Programlı çalışmaz. Venedik gibi şehirlerde yaygındır. ...

Water-Ski

:
Katılımcının bir halat yardımıyla sürat teknesinin arkasına bağlandığı ve ayağına özel bir çeşit kayak taktığı ...

Watercourse

:
Akarsu ya da kanal. ...

Waterfall

:
Uçurumdan aşağı dökülen akarsu. Görsel cazibe unsuru olmalarından dolayı önemli turistik atraksiyonlardan sayılırlar. Yüksekliklerine en ...

Waterfront

:
Liman gibi kıyıya yakın veya kıyıda bulunan bölge. ...

Watering Hole

:
İngilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük. ...

Waterline

:
Gemi teknesinin, suyun ulaştığı noktası. ...

Waterman

:
Kayık kullanan veya kayığını kiralayan kimse. ...

Waterspout

:
Tornado veya hortum nedeniyle suyun kabarması ve yukarı çekilmesi. ...

Watertight Doors

:
Kapatıldığında gemiyi bir dizi ayrı kompartımana bölen ağır kapılar. Geminin teknesine hasar gelmesi durumunda su ...

Waterway

:
Genellikle ırmak ve kanallarda, seyahat için kullanılan rota. ...

Watt

:
Güç birimi. Elektrikli cihazlarda ne kadar güçle çalıştığı gösterilir. Bu gücü cihazın çalıştığı voltaja (bkz. ...

Wave

:
1. Deniz, göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgarın etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. 2. Titreşimin ...

Wave Machine

:
Yüzme havuzlarında dalga üreten aygıt. ...

Way Station

:
Tali tren istasyonu. ...

Waybill

:
Bir taşıttaki yük veya yolcuların listesi. ...

Wayside

:
Yol kenarı. ...

Wc

:
Tuvalet için kullanılan evrensel ifade. Bkz. Water closet. ...

Weather

:
Hava sıcaklığı, yağış, nem gibi günlük hava değişimleri. Bir bölgenin genel durumunu bildiren iklimin aksine ...

Week

:
Ardışık yedi günlük süre. Seyahatte genellikle verili bir hizmet, etkinlik vb.nin başlangıcından itibaren yedi günlük ...

Weekday

:
Haftasonu dışındaki her gün. ...

Weekend

:
Normal çalışma haftasının ardından gelen ve çoğu işyerinin kapalı olduğu günler. Avrupa'nın büyük bir kısmı ...

Weigh Anchor

:
Geminin veya teknenin sefere çıkmasından önce çapasını çekmesi. ...

Weir

:
Su seviyesini yükseltmek ya da akışını düzenlemek için akarsu üstünde kurulan set. ...

Well-Appointed

:
Özellikle konaklamayla ilgili olarak, beklenen tüm demirbaşları, aksesuarları vs. Olan. ...

Well-Travelled

:
Çok yeri gezmiş, dolaşmış kimse. ...

West Indies

:
Kuzey ve Güney Amerika arasında bulunan Karaib Adaları ...

West Indies

:
Karayip Denizi'ni çevreleyen adalar: Bahama Adaları, Büyük Antiller, Küçük Antiller. ...

Westerlies

:
30* ile 70* enlemleri arasında çoğunlukla batıdan doğuya esen rüzgarlar. Kuzey yarı kürede ağırlıklı olarak ...

Western Civilisation

:
MS 675 yıllarında başlayıp hala süregelen medeniyet. ...

Western Hemisphere

:
Dünyanın Amerika'yı kapsayan yarısı. ...

Wet Lease

:
Özellikle gemi, tekne veya uçağı mürettebatı ve tedarikleriyle beraber kiralamak. ...

Wet Suite

:
Suyu geçiren koruyucu kauçuk dalış elbisesi. Başlangıçta içeri sızan su ekstra tecrit edici bir tabaka ...

Wetland

:
Bataklık alan. ...

Wharf

:
Gemilerin bağlandığı iskele. ...

Wherry

:
1. Hafif kayık. 2. (ABD) Büyük ama hafif mavna. ...

Whirlpool

:
Güçlü burgaç, su çevrintisi. ...

Whirlybird

:
İngilizce'de helikopter anlamına gelen sözcük. ...

Whistle Stop

:
1. (ABD) Küçük, önemsiz tren istasyonu. 2. Az sayıda ve kısa süreli molası olan çok ...

White Ensign

:
İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri ve Kraliyet Yat Filosu'nun bandırası. ...

White Night

:
Yukarı enlemlerde havanın tam olarak kararmadığı gecelere verilen isim. ...

White Out

:
Özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali. ...

White Tie

:
Smokin ve beyaz papyondan oluşan son derece resmi erkek akşam kıyafeti. ...

White-Water Rafting

:
Rafting araçlarının son derece zorlu su kesimlerinden, çoğunlukla hızlı akışlardan (bkz. Hızlı akış) geçtiği ekstrem ...

Wholesaler

:
Ticarette, üreticilerden büyük miktarlarda satın alıp perakendecilere satan kimse veya kuruluş. Seyahatteyse toptancılar genellikle tur ...

Wide-Bodied Aircraft

:
Geleneksel tipteki uçaklardan daha fazla sayıda yolcu taşıyabilen ve iki ya da daha çok koridoru ...

Wild Coast

:
Güney Afrika'da East London'la Port Shepstone arasındaki manzaralı sahil şeridi. ...

Wild West

:
ABD'nin batısının tarihsel olarak yasasız dönemi. ...

Wilderness

:
Yabani ve gelişmemiş bölge. ...

Wildlife Attraction

:
Hayvan, kuş ve diğer canlıların ziyaretçiler tarafından izlenebildiği yaban hayatı parkı (bkz. Yaban hayatı parkı) ...

Wildlife Park

:
Safari park olarak da bilinir. Egzotik hayvanların, ziyaretçiler tarafından seyredilebilecek şekilde yarı yabani koşullarda tutuldukları ...

Wind Chill

:
Sert ve soğuk rüzgarlar ısıyı olduğundan çok daha düşük derecelerde hissettirebilir. Buna hissedilen sıcaklık da ...

Wind Force

:
Rüzgarın Beaufort ölçeğiyle (bkz. Beuafort ölçeği) ölçülen gücü. ...

Wind Shear

:
Özellikle fırtına şartlarında görülebilen, rüzgarın ani biçimde aşağı yönlü vuruşu. Bu yüzden uçak kazaları yaşanmıştır. ...

Windbound

:
Bir yelkenlinin ters rüzgarlar nedeniyle işleyemez hale gelmesi. ...

Windjammer

:
Yelkenli ticaret gemisi. ...

Windward

:
Rüzgarın estiği taraf, geminin rüzgar alan yanı. ...

Windward Islands

:
Aralarında Grenada, Martinik, St. Lucia, St. Vincent ve Grenadinler'in de bulunduğu bir grup Karayip adası. ...

Wine Bar

:
Yiyecek ve içecek sunan bar ya da küçük restoran. ...

Wine Waiter

:
Bazı büyük restoranlarda şarap ve diğer içecekler, görevi sadece bundan ibaret olan özel bir garson ...

Wings

:
Uçağın gövdesinden çıkan ve uçuş boyunca kaldırma gücü sağlayan uzantılar. ...

Wingspan

:
Uçağın iki kanadının uçları arasındaki mesafe. ...

Winter Sports

:
Buz pateni, kızakla kayma, kayak vs. Gibi kar ve buz üstünde yapılan sporlar. ...

Wipe Out

:
1. Snowboard ya da kayaktan düşmeye veya bu sporları yaparkenki çarpmalara verilen isim. 2. Sörf ...

Withdrawal Of Services Insurance

:
Önceden ayarlanmış bir hizmet veya etkinliğin sunulmaması durumunda, mali kayıp olsun olmasın, "eğlence kaybı"na karşı ...

Withdrawn

:
1- sıfat olarak kullanılıyorsa; içine kapanık (kişi), 2- fiil olarak kullanılıyorsa; çekip gitmek, gitmek, geri ...

Wolrd Travel Market

:
Her kasım ayında Londra'daki Earl's Court'ta düzenlenen, dünyanın en önemli seyahat fuarı. Fuarın ziyareti ancak ...

Workday

:
(ABD) iş günü. ...

Working Pressure

:
Dalış tüpünün günlük kullanımda doldurulması gereken azami basınç. ...

World Heritage Site

:
UNESCO tarafından tarihi, kültürel ya da doğal nedenlere dayanarak özel öneme sahip ilan ettiği koruma ...

Worldspan

:
Delta ve diğer bazı havayolu şirketlerinin sahibi olduğu GDS (bkz. Küresel dağıtım sistemi). ...

Worldwide Fund For Nature

:
Dünyanın en büyük özel doğa koruma kuruluşlarından biri. Amacı canlı türlerinin ve ekosistemlerin çeşitliliğini muhafaza ...

Wtb

:
Galler Turist Kurulu. ...

Wto

:
Dünya Turizm Örgütü. ...


1. sayfadasınız. Toplam sonuç 1 sayfa.    >>