Turizm Terimleri Sözlüğü

Toplam 2958 turizm terimi ve açıklaması

Kelime Arama

arama

Üst kısımda bulunan harflerden ve ya aşağıdaki arama motorunu kullanarak istediğiniz İngilizce turizm teriminin Türkçe karşılığını ve açıklamasını bulabilirsiniz.

Türkçe kelime aratarak da ingilizce karşılığına ulaşabilirsiniz.

Bulunan Terimler

La Nina

:
El Nino gibi, fakat onun tam tersi olan, küresel iklim değişiklikleri olgusu. La Nina'nın özelliği, ...

Labrador Current

:
Baffin Körfezi'nden (Kanada'da) güneye doğru buzdağlarını da taşıyan soğuk su akıntısı. Newfoundland adası (Kanada'nın Atlantik ...

Ladder

:
1. Havayolları biletleri üzerinde bulunan tarife konstrükson kutucuğunun biçimine verilen isim. Burada ücrete dair hesaplamalar ...

Lagoon

:
Genellikle atollerde (bkz. Atol) olduğu gibi deniz içinde veya kıyısında kapanmış su kütlesi. Lagün de ...

Lake

:
1. Etrafı tamamen karayla çevrili büyük su kütlesi. Dünyanın en büyük gölleri, büyüklük sıralarına göre ...

Land Arrangements

:
İngilizce'de yer düzenlemeleriyle (bkz. Yer düzenlemeleri) aynı anlamda kullanılan ifade. ...

Land Breeze

:
Karadan denize doğru esen rüzgar. ...

Land Bridge

:
İki kara kütlesini birleştiren kıstak biçimli kara parçası. ...

Land Mass

:
Kıta gibi tek parçadan oluşan kara parçası. ...

Land Yacht

:
Deniz kıyısı vb yerlerde yarışmak vs. Için kullanılan tekerlekli ve yelkenli araç. Bazen kum yatı ...

Landau

:
Üst kısmı açılır kapanır dört tekerlekli at arabası. ...

Landfall

:
Okyanus veya deniz aşan seyahatlerde karanın ilk müşahadesi. ...

Landing Card

:
Yabancı bir memlekete giden yolcular tarafından doldurulan ve onların göçmenlik işlemlerini kolaylaştırmak üzere hazırlanmış soru ...

Landing Gear

:
Uçağın tekerlekleri. ...

Landing Stage

:
Bir tekneden yolcuların inebilecekleri, genellikle yüzer durumda olan platform. ...

Landing Strip

:
Uçakların acilen inmeleri gerektiği durumlara karşı havaalanlarından uzakta yapılan ve genellikle yüzeyi pürüzsüzleştirilmemiş olan iniş ...

Landing.Storage And Delivery Charges

:
(L.S&D charges) Boşaltma,depolama ve teslimat harçları ...

Landlocked

:
Kara ile kuşatılmış destinasyon. ...

Landlubber

:
İngilizce'de gemiye ilk defa binmiş, denize ve denizciliğe yabancı kişiler için kullanılan alaycı ifade. ...

Landmark

:
Uzaklardan kolaylıkla fark edilen topografik özellik, yüksek bina vb. ...

Landscape

:
Belirli bir bölgenin sunduğu doğal görüntü, peyzaj. ...

Landside

:
Bir havaalanının meşru ziayretçilere açık kısmı; gümrük ve diğer kontrollerden önce gelen arazi. ...

Landward

:
Karaya doğru. ...

Lane

:
İngilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim. ...

Langlauf

:
Ülkeler arası kayak. ...

Lapp

:
Kuzey İskandinavya'da Moğol kökenli göçebe topluluk. Günümüzde Sami ismi tercih edilmektedir. ...

Larboard

:
İngilizce'de eskiden geminin iskele, yani sol tarafı için kullanılan ifade. ...

Lassa Fever

:
Tropikal Afrika'ya özgü tehlikeli bir viral (virüs kaynaklı) hastalık. ...

Last Seat Availability

:
Uçaklarda güncellenmiş boş koltuk durumu hakkında bilgi veren ve kimi GSD'lerce (bkz. Küresel Dağıtım Sistemi) ...

Lateen Sail

:
Gemilerin ana direğiyle 45* açı yapan üç köşeli yelken. Arap dhow'larında (bkz. Dhow) kullanılır. ...

Latin

:
Roma İmparatorluğu'nun dili. ...

Latin

:
Latin dilinden türemiş dilleri kullanan halkları ve ülkeleri (ör: İspanya, Meksika vs.) Veya onlara dair ...

Latin America

:
Orta ve Güney Amerika'nın Portekizce ve İspanyolca'nın anadil olarak konuşulduğu kısımları, yani neredeyse tamamı. ...

Latitude

:
Gemilerin (ve uçakların) seyrini kolaylaştırmak için Yer yuvarlağı yıllar önce muhayyel çizgilerle bölündü. Temel "enine" ...

Launch

:
Bazen yolcuları gemiden karaya taşımakta kullanılan motorlu bot. ...

Lavatory

:
1. Üzerinde sıcak ve soğuk su muslukları bulunan porselen, emaye ve sacdan yapılmış el, yüz, ...

Lay-By

:
(İng.) Karayolları, kanallar veya demiryolları kenarlarında araçların durabileceği alan. ...

Layover

:
Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi ...

Ldw

:
Kayıp hasarından feragat. (bkz. CDW) ...

Le Surf

:
Snowboard (bkz. Snowboard) için kullanılan Fransızca ifade. ...

Lead Time

:
Gecikme süresi, siparişlerin temin etme süresi, bir tüketiciyi satın almaya teşvik için gerekli zaman, teslimat ...

League

:
Belirli bir amaçla bir araya gelen insanların, milletlerin vs. Oluşturduğu grup. ...

League

:
Yaklaşık beş kilometreye eşit bir uzaklık ölçüsü. ...

Lee

:
Geminin rüzgar almayan yanı. Rüzgar altı da denir. ...

Leeward Islands

:
Anguilla, Antigua ve Barbuda, Dominik, Guadaloupe, Monserrat, Saba, St. Eustatius, St Kitts ve Nevis, St ...

Leeway

:
1. Geminin gitmesi gereken rotadan rüzgar altı istikametine düşmesi veya sürüklenmesi. 2. Rahatça kımıldanacak yer. ...

Left Luggage

:
(İng.) Emanete bırakılmış yolcu bagajı. ...

Leg

:
Bir uçuşun programlı iki ardışık durak noktası arasındaki yolculuğu için kullanılan resmi IATA terimi. ...

Legal Advice And Expenses Insurance

:
Olası ölüm veya ciddi hastalık durumlarında bir kişi veya kuruma karşı yasal yollara başvuracak yolcuya ...

Lei

:
Pasifik adalarında geleneksel olarak ziyaretçilerin boynuna takılan Polinezya çelengi. ...

Leishmaniasis

:
Tatarcık sineklerinin ısırmasından bulaşan parazit hastalıklarından biri. ...

Leisure

:
Kişinin özgürce kullanabileceği boş vakti, tatil. ...

Leisure Travel Agent

:
İş yolcularında ziyade tatilcilerle iş yapan seyahat acentası. ...

Leisure Traveller

:
İş veya zorunluluk dışında bir sebeple seyahat eden kimse. ...

Leprosy

:
Sinir uçlarını etkileyerek duyu kaybına, dolayısıyla da hissedilmeyen yaralanmalardan ötürü dış görünüşte bozulmalara yol açan, ...

Lesser Antilles

:
Rüzgaraltı, Virgin ve Rüzgarüstü adalarıyla Bonaire'nin doğusundaki küçük Venezüella adacıklar ziniciri, ayrıca Aruba, Barbados, Curaçao ...

Level Crossing

:
Demiryolunun karayoluyla kesişmesi. Yol hakkı genellikle demiryolu aracına aittir. ...

Levy

:
İngilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük. ...

Lido Deck

:
Geminin havuz ve güneşlenme alanlarını kapsayan güvertesi. ...

Lien

:
Borcu muhafaza etmek için başkasının mülkü üzerindeki hak. Seyahat bağlamında, hancı veya otelcinin, ödenmemiş masraflara ...

Life Jacket

:
Takan kişiyi su yüzünde tutan şişme kuşam. ...

Life-Raft

:
Alternatif veya ilave güvenlik tedbiri olarak gemi güvertesinde bulundurulan sal. ...

Life-Support Systems

:
Yüksek irtifa gibi ortamlarda yolcuların hayatta kalmasını sağlayan havalandırma, ısıtma, basınç ayarlama gibi sistemler. ...

Lifeboat

:
Acil durumlarda geminin yolcularını boşaltmakta kullanılan ve güvertede bulundurulan küçük sandal. Yolcuların tamamını taşıyacak kadar ...

Lifeboat Drill

:
Gemilerde bulundurulması zorunlu olan ve güverte güvenlik kurallarını açıklayan liste. ...

Lifebuoy

:
Genellikle halka şeklinde, kişi su yüzünde tutan şişme destek. ...

Lifeline

:
Dalgıcı su yüzeyinde bir noktaya bağlayan hat. ...

Lift

:
Asansör. ...

Lift Pass

:
Kullanıcılara belirli bir kayak bölgesi veya bölgelerindeki tüm teleferiklerden ücretsiz yararlanma hakkı sağlayan bilet. ...

Light Railway

:
Çoğunlukla dar hatlı (raylar arasında olağandan daha az mesafe olan) demiryolu. Hafif trafik şartlarına göre ...

Lighter

:
Gemiler arasında veya gemiden kıyıya eşya taşımakta kullanılan tekne. ...

Lighter Than Air

:
Uçaklarla ilgili olarak, hacmen kapladığı alanın havasının ağırlığından daha hafif olma, yani havada kalabilme niteliği. ...

Lightning

:
Bulutlar arasında veya bulutla yer arasında doğal olarak gelişen yüksek voltajlı elektrik boşalması. Çakım da ...

Limited

:
1. Konaklamayla ilgili olarak, az sayıda oda kaldığını belirten bir sözcük. 2. Özellikle denmiryollarında, yolcu ...

Limousine

:
Aslen, sürücüyle yolcu bölümlerinin birbirinden tecrit edilmiş olduğu kapalı otomobil. Günümüzde her türden lüks araba ...

Liner

:
Aslen, ünlü gemicilik şirketlerinin gemileri için kullanılan sözcük. Söz konusu gemiler limanlar arasında programlı seferler ...

Link Span

:
Manş Denizi üzerindekiler gibi birçok liman gelgit hareketlerinden etkilenmektedir. Her saatte gemilerin kalkabilmesi için değişen ...

Lithosphere

:
Yerkürenin kabuğu veya yüzeyine verilen bilimsel isim. Litosfer de denir. ...

Livery

:
Belirli bir şirket, kurum vs'nin tanınması için kullandığı ayırt edici tasarım. Taşıyıcılar böylesi tasarımları filo ...

Livraison En Cale

:
Bu şart sözleşmeye konulduğunda,alıcı malları geminin ambarında teslim almak zorundadır ve her türlü boşaltma masrafı ...

Llano

:
Güney Amerika'da ağaçsız düzlükler, bozkırlar için kullanılan ifade. ...

Load Factor

:
Koltuk veya diğer konaklama türlerinin işgal edilme yüzdesi. %100 ise söz konusu konaklama türü (koltuk, ...

Lobby

:
Tipik olarak otellerde bulunan resepsiyon alanı. ...

Local Service

:
Bir yerel bölge içinde ve civarında işleyen ulaşım seferi. ...

Local Time

:
Belirli bir destinasyon veya yere izafeten hesaplanan saat. Yerel saatler Greenwich saatine göre en fazla ...

Locator

:
Bir rezervasyon işleminin tamamlanması üzerine bilgisayarın ona verdiği, ona has referans. Yer ayırtma işleminin ayrıntılarına ...

Loch

:
Göl veya deniz girintisi için İskoçların kullandığı sözcük. ...

Lock

:
Su akışını kontrol etmek üzere kapıları olan bir kanal veya nehirin ayrılmış kısmı. Böylece teknelerin ...

Locomotif

:
Tren ve vagonları çekmek üzere tasarlanmış araç. Çoğunlukla demiryollarıyla bağlantılı olarak kullanılan bir sözcük olmakla ...

Lodge Card

:
Bir acenteye (genellikle iş seyahati acentesi) emaneten verilen ve seyahat hizmetlerini ödeyen bir charge kart ...

Log

:
Gemi ve uçakta olup bitenlerin, gidişatın kaydedildiği resmi kayıt. ...

Log Cabin

:
Kereste veya ağaç kütüklerinden yapılma kulübe veya benzeri mesken. ...

Loggia

:
Bir yapının çıkıntı yapan açık bölmesi. Tiyatro, sinema vb. Yapıların salonlarında da bulunur. ...

Lonely Planet

:
Ülke veya kıtaya (Avrupa) özel gidilecek yerler hakkında bilgi veren, ucuz konaklama, yemek, eğlence imkanları ...

Long Vacation

:
(İng.) İngiltere üniversitelerinin yaz tatili. ...

Long-Haul

:
Kıtalar arası yolculuklar için kullanılan İngilizce ifade. ...

Longboat

:
Yelkenli geminin en büyük sandalı. ...

Longitude

:
Yer yuvarlağını bölen bu halka halindeki çizgiler her iki kutuptan da geçer. Boylamlar, Londra'daki Greenwich'ten ...

Loo

:
Tuvalet. ...

Lounge

:
Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış oturma ...


1. sayfadasınız. Toplam sonuç 2 sayfa.    >>