Turizm Terimleri Sözlüğü

Toplam 2958 turizm terimi ve açıklaması

Kelime Arama

arama

Üst kısımda bulunan harflerden ve ya aşağıdaki arama motorunu kullanarak istediğiniz İngilizce turizm teriminin Türkçe karşılığını ve açıklamasını bulabilirsiniz.

Türkçe kelime aratarak da ingilizce karşılığına ulaşabilirsiniz.

Bulunan Terimler

Ha-Ha

:
(İng.) İç kısmında duvar olan kuru ark; manzarayı bozmayan sınır veya çit niyetine kullanılır. ...

Habitat

:
Bitki veya hayvanların doğal veya olağan yerleşim alanları. Turizmdeki gelişmelere paralel olarak habitatların yok edilmesi ...

Habitue

:
Otel, tesis vb.'nin düzenli ziyaretçisi veya midavimi. ...

Hachures

:
Gelişmiş haritalarda tepelerin vs. Eğimlerinin dikliğini göstermek üzere kullanılan paralel çizgiler. ...

Hacienda

:
İspanyolca konuşan ülkelerde konaklama imkanı olan arazi veya plantasyon. ...

Hackney Carriage

:
İngilizce'de taksi için eskiden kullanılan terim. Artık kullanımda olmamakla birlikte İngiltere'de lisanslı taksilerin resmi adı ...

Hajj

:
Müslümanların belli mevsimlerde Mekke'de Kabe'yi ziyaretleri. ...

Hajji

:
Mekke'de Kabe'yi ziyaret etmiş Müslüman. ...

Half Round Trip

:
Bir destinasyona iki dönüş yolculuğu toplamının yarısını esas alan tarife konstrüksiyonu 8bkz. Tarife konstrüksiyon noıktası). ...

Hall Porter

:
(İng.) Mesajların vb. Bilgilerin müşterilere iletilmesinden sorumlu otel personeli. Aynı zamanda bkz. Concierge. ...

Halo

:
1. Çok özel hava koşullarında güneş veya ay etrafında ışık çemberi. Halenin ayladan farkı, çevreledikleri ...

Halocline

:
Farklı tuz oranlarına sahip denizler arasındaki sınır. ...

Halt

:
(İng.) Demiryolu hattında küçük istasyon. ...

Hamburger Junction

:
İngiltere'de, trafik işaretli göbeklerin içinde ilave şerit bulunan bir kavşak türü. ...

Hamlet

:
(İng.) Genellikle kilisesiz, küçük köy. ...

Hand Baggage

:
Özellikle havayolculuklarında, yolcunun destinasyonuna kaydedilmeyen ve yolcunun yanında taşığı bagaj. Tüm taşıyıcıların, el bagajlarının koltuk ...

Hand Spear

:
Balık yakalamakta kullanılan ve patlayıcı içermeyen bir tür mızrak. ...

Handle Tow

:
Kayakçıların döner bir halattan tutunarak hareket ettikleri basit bir kayak teleferiği. ...

Handling Agent

:
Gelen ziyaretçilere seyahat acentası veya tur operatörü namına hizmetler sunan organizasyon. Bu tür hizmetlerin ücretleri ...

Handling Fee

:
Acenteye, başkası tarafından satılan ve artık üzerinden komisyon kazanılamayan bilet üzerinde işlem yaptığından dolayı ödenen ...

Hangar

:
Uçakların içine alındığı büyük yapı. ...

Hanseatic League

:
Ortaçağ Alman kentlerinin oluşturduğu siyasi ve ticari birlik. ...

Hansom

:
İngilizce'de iki tekerlekli at arabası. Turistik amaçlı at arabaları için bazı bölgelerde hala kullanılan bir ...

Harbour

:
Gemilerin güvenle demir atabileceği, yük alıp indirebileceği koy, körfez vb. Doğal veya suni sığınak. ...

Hard Currency

:
Aranan ve değişim değeri görece yüksek olan para birimleri için kullanılan ifade. Batılı ülkelerin paraları ...

Hard Shoulder

:
(İng.) Otoyol kenarlarındaki acil durak yerleri. ...

Hard-Top

:
Sert ama ayrılabilir tavanları araba için kullanılan İngilizce ifade. ...

Harmattan

:
Batı Afrika kıyılarında aralık-şubat aylarında esen kuru, tozlu kara rüzgarı. ...

Hata

:
Helen Seyahat ve Turizm Acenteleri Birliği. ...

Hatch

:
Gemilerin güvertesinde, seyirdeyken genelde üstü örtülen ambar girişi. ...

Haute Cuisine

:
Genellikle pahalı ve zarif mekanlarda servis edilen, üstün nitelikli yemekler için kullanılan Fransızca ifade. ...

Haven

:
Genellikle sığınak olarak kabul edilen liman. ...

Hawaiian Sling

:
Mızrağını sapan gibi kullanmaya imkan veren, kauçuklu ve tüp-benzeri aygıtlı dalgıç zıpkını. ...

Hawse

:
Geminin ön tarafının yan kısımlarında loça deliklerinin (bkz. Loça deliği) bulunduğu yer. ...

Hawse Hole

:
Gemi çapasının zincir yatağı. Palamar gözü de denir. ...

Hawser

:
Gemiyi bağlamak için kullanılan halat veya kablo. ...

Hca

:
Tatil Merkezleri Birliği. ...

Head

:
Gemi tuvaletlerine verilen isim. ...

Head Office Location

:
Akredite edilmiş acentenin (bkz. Akredite edilmiş acente) iş mahalli için kullanılan IATA terimi; burası aynı ...

Heading

:
Yön veya kerteriz (bkz. Kerteriz). ...

Headland

:
Dağların denize yaptığı çıkıntı. ...

Headline City

:
Tarifelerde başta bulunan ana kent. Altında ve sonrasında diğer destinasyonlara seferler sıralanır. ...

Headwaters

:
Su kaynağı. ...

Headway

:
Bir geminin ilerleme hızı. ...

Health Requirements

:
Yolcuların olası hastalık ya da sağlık açısından tehlikeli durumların farkında olmalıdır. Bu tehlikelerin ayrıntıları AB ...

Health Tourism

:
...

Heartland

:
Bir bölgenin en merkezi ya da önemli kısmı. ...

Heat-Stroke

:
Yüksek ısıya fazla maruz kalmaktan kaynaklanan ateşli hastalık. ...

Heave

:
Seyirde bir geminin aşağı yukarı hareketi. ...

Heave To

:
İngilizce'de, demir atmadan veya palamara bağlanmadan geminin suda hareketsiz durması. ...

Heavier-Than-Air

:
Uçaklar için, aracın hacmen yerini aldığı havadan daha ağır olması. Böyle uçaklar ancak motor gücüyle ...

Hebrew

:
Eskiden Filistin'e yerleşmiş olan Sami halkına ait. ...

Hectare

:
10.000 metrekareye eşit alan. ...

Hedna

:
Otel Elektronik Dağıtım Ağı Birliği. ...

Heel

:
Bir geminin denizdeyken iskele veya sancak tarafına doğru eğilmesi. ...

Heli-Skiing

:
Kayakçıların helikopterle dağ zirvelerine götürüldüğü tatil şekli. Teleferikleri olmayan bölgeler için açık avantajı vardır. ...

Helicopter

:
Döner kanatlı uçak. Dikey olarak kalkıp inebildiklerinden uçuş pisti olmayan destinasyonlara yapılan uçuşlarda helikopter kullanılır. ...

Heliport

:
Helikopter için iniş alanı. Uzunlamasına pistlere ihtiyaç duymadıklarından helikopter alanları olağan havaalanlarından çok daha küçüktür. ...

Helium

:
Havadan hafif uçakların kaldırma gücünü artırabilmek bugünlerde kullanılan durağan ve hafif bir gaz. ...

Hellenic

:
MÖ 1300'den MS 558'e kadar süren eski Yunan medeniyeti. ...

Helm

:
Gemilerin idare edildiği mekanizma. Aslen dümen bedeninden ibaretken sonra direkt bağlantılı bir dümen dolabından oluşmuştur. ...

Hemisphere

:
Coğrafyada, dünya yüzeyinin yarısı; her biri diğerinden ekvatorla ayrılır. ...

Hepatitis

:
Sarılığa neden karaciğer enfeksiyonu. Ölümcül olabilir. İki ana hepatit türü vardır ki ikisi de bulaşıcıdır: ...

Heritage

:
1. Birine, ölen bir yakınından kalan mal, mülk, para, servet. 2. Bir neslin kendisinden sonra ...

Heritage Attraction

:
Tarihsel miras boyutu ön plana çıkarılan atraksiyon. ...

Hibernian

:
İrlanda'yla ilgili veya irlanda'ya ait olan. ...

Hibiscus Coast

:
Güney Afrikan'nın Port Sheptone yakınlarındaki kıyı bölgesi; başlca tatil beldesi, Margate. ...

Hidden City Ticketing

:
Aktarma noktasından daha uzak bir noktaya daha ucuza bilet çıkarma uygulaması. Burada yolcunun aktarma noktasında ...

High Lattitudes

:
Dünyanın kutuplara yakın bölgeleri. ...

High Seas

:
Herhangi bir ülkenin egemenliğinde olmayan sular. ...

High Season

:
Bir sektörün en faal olduğu zaman veya mevsim. ...

High Water

:
Denizin gel-git hareketlerinde kabarmasının vardığı en yüksek nokta. ...

High Water Mark

:
Azami kabarma esnasında suyun ulaştığı düzeyi belirten gösterge. ...

Higher Rate Intermediate Points

:
Genelde havayolculukları için kullanılsa da her türlü ulaşım için de geçerli bir terim. Çok sektörlü ...

Highjacking

:
Bir uçağın kontrolünü zorla ele alma. ...

Hill Station

:
Hindistan, Malezya ve Sri Lanka'da yazları devlet görevlilerine tahsis edilen yüksek rakımdaki siteler. ...

Hindu Civilisation

:
Jumna-Ganj ırmağı civarında MS 775 yıllarında başlayıp günümüzde de devam eden medeniyet. ...

Hinterland

:
1. Coğrafyada, bir kıyı veya akarsunun gerisindeki bölge. 2. Bir liman veya başka bir merkezin ...

Historical Attraction

:
Geçmişte önemli veya ünlü oluşundan dolayı ilgi çekici kabul edilen atraksiyon. ...

Hitchhike

:
Geçen araçların rızalarıyla yolcu alması suretiyle yapılan seyahat yöntemi. Kimi yerlerde yasalara aykırı ve tehlikeli. ...

Hittite

:
Türkiye'de MÖ 2000 yıllarında başlayıp MÖ 1200'lerde sona eren medeniyet. ...

Hma

:
Otel Pazarlama Birliği. ...

Hms

:
Büyük Britanya'da bir geminin önüne bu harfler konulduğunda Her veya His Majesty's Ship anlamına gelen ...

Hold

:
Gemi veya uçaklarda bagaj ve kargonun saklandığı yer. ...

Hold Baggage

:
Kısa gezilere çıkan yolcunun, o gezi için ihtiyaç duymadığı bagaj çoğunlukla bir kasaya konur. Böyle ...

Holiday

:
Çalışmaya ara verilen süre. Modern zamanlarda giderek bu süre zarfında yapılan seyahatleri de kapsayan bir ...

Holiday Camp

:
İngiltere'de 1935 yılında çıkan Tatil Ücreti Yasası ile doğan olgu. Billy Butlin adından biri bundan ...

Holidaymaker

:
Tatile çıkan kimse. ...

Home Port

:
Geminin geldiği liman. ...

Home Town

:
1. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü. 2. Kişinin doğduğu, büyüdüğü yer. ...

Home Zone

:
Yerleşimin yoğun olduğu ve trafiğin zorlayıcı olmayan yöntemlerle engellenmeye çalışıldığı sokak veya bölge. Kıta Avrupası'nın ...

Homecare

:
Hane halkının evde olmadığı süre zarfında evde bir kaza olması halinde derhal evin onarımını üstüne ...

Horizon

:
Yeryüzüyle gökyüzünün birleşmiş gibi göründüğü yer. ...

Horizontal Integration

:
Bir kurumun kendi çalışma alanıyla ilgili faaliyetlerini genişletmesi, ancak bunda sağlayıcıları ve dağıtımcılarının iş alanları ...

Hors Doeuvres

:
Fransızca bir kelime (ordövr diye telaffuz edilir); yemekten önce alınan iştah açıcılar veya mezeler anlamına ...

Horse Lattitudes

:
Ekvatorun 30* kuzeyi ile 30* derece güneyinde bulunan iki sakinler (bkz. Sakinler) bölgesi için kullanılan ...

Hospitality

:
1. Turizmde, konaklama ve catering sektörlerindeki insan ve kurumları tanımlayan sözcük. Ticari anlamda da, dolaylı ...

Hospitality Suite

:
Uyumaktan ziyade eğlence veya toplantılar için kullanılan otel odası. ...

Host Location

:
Uydu bilet yazıcısının bağlı olduğu merkez veya şube ofisi için kullanılan IATA terimi. ...

Hostal

:
Küçük otel veya pansiyon için kullanılan İspanyolca terim. ...


1. sayfadasınız. Toplam sonuç 2 sayfa.    >>