Turizm Terimleri Sözlüğü

Toplam 2958 turizm terimi ve açıklaması

Kelime Arama

arama

Üst kısımda bulunan harflerden ve ya aşağıdaki arama motorunu kullanarak istediğiniz İngilizce turizm teriminin Türkçe karşılığını ve açıklamasını bulabilirsiniz.

Türkçe kelime aratarak da ingilizce karşılığına ulaşabilirsiniz.

Bulunan Terimler

D.I.C.

:
...

D.I.O

:
Yalnız yüklemede ödenen dispeç ücreti ...

D.W.T.

:
Bir geminin su kesimine kadar taşıyabileceği yük. ...

Daily Delegate Rate

:
Otellerin konferanslar, spor etkinlikleri vs. Organize edenlere uyguladıkları tarife. Genellikle oda ve yiyecek-içecekleri dahil eder. ...

Dalmatia

:
Eski Yugoslayva'nın büyük bir kısmının Adriyatik denizine olan kıyısı. Kuzeyde Hırvatistan'ın Zadar kentinden güneyde Karadağ'a ...

Danelaw

:
9. Ve 10.yy'larda Danimarkalılarca yönetilen İngiltere'nin kuzey kesimi. ...

Dangerous Deck

:
Tehlikeli malların istif edildiği güverte ...

Dark Continent The

:
Afrika kıtası. Afrika'nın henüz büyük ölçüde keşfedilmediği dönemlerde Avrupalılarca kullanılan terim. ...

Davit

:
Genellikle filikaları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan özel bir vinç. ...

Davy Jones Locker

:
Denizin dibi için kullanılan denizci argosu. Denizde boğulanların akıbetini tarif etmede kullanılır. ...

Day Out

:
Bir günde tamamlanan kısa gezi. ...

Day Rate

:
Bir gece veya kısa bir süreliğine kalmak isteyen misafire otelin uyguladığı tarife. ...

Day Return

:
Bir günlüğüne geçerli olan, genellikle indirimli seyahat tarifesi. ...

Day Trip

:
...

Daylight Saving

:
Saati standart zamanın bir saat ilerisine geçirerek akşamları gün ışığından bir saat daha faydalanmaya yönelik ...

Daylight Time

:
Gün ışığından tasarruf etmeye uyarlanmış saat. ...

Dc

:
Doğru akım. ...

Dca

:
Depozito tahsil ihbarnamesi. ...

Ddp

:
Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim ...

Ddu

:
Gümrük resmi ödenmeksizin teslim ...

De Luxe

:
Genellikle, en iyi konaklama veya hizmet türü için kullanılan ifade. Ait olduğu sınıflamaya dair bir ...

Dead Calm

:
Ölçülebilir bir rüzgarın olmaması hali. ...

Dead Reckoning

:
Başkaca gözlemlerin mümkün olmadığı durumlarda bir geminin konumunu pusulayla hesaplama yöntemi. ...

Dead-And-Alive

:
Sıkıcı bir yer veya destinasyon. ...

Deadheading

:
Bir aracın yolcu veya yük olmaksızın yola çıkması. ...

Deadline

:
Wednesday is the deadline for handing in this essay. ...

Debark

:
Gemiden inip karaya çıkmak. ...

Debit Card

:
Şekil ve ebat bakımından kredi kartıyla aynı fakat, kart sahibinin hesabından alışveriş tutarını doğrudan düşüren ...

Deck

:
Bir geminin yatay bölümleri. Üst güverteler genellikle isimlendirilir: lido güvertesi, güneş güvertesi gibi. Alt güvertelerse ...

Deck Plan

:
Gemide bulunan kabinlerin ve umumi alanların konumunu gösteren plan. ...

Deckhand

:
Geminin güvertesinde görev yapan kimse. ...

Decompression

:
1. Uçakta, kabin basıncının aniden düşmesi 2. Dalgıçların su yüzüne çıkarken yaşadıkları basınç azalması ki ...

Decompression Sickness

:
Dalgıcın bedeninde basıncın fazla hızlı düşmesi sonucu oluşan fiziksel durum. Basınçtaki hızlı düşüş azot gibi ...

Decompression Tables

:
Dekompresyon sürecinin güvenle gerçekleşmesi için dalgıcın çeşitli derinliklerde durup dinlenme aşamalarının gösterir liste. ...

Deep South

:
ABD'nin güneydoğu eyaletleri. Geleneksel güneyli kültür ve değerlerini yaşattığı kabul edilen bölge. ...

Deep-Sea

:
Deniz veya başka su kütlelerinin daha derin kısımlarında gerçekleştirilen balıkçılık veya dalgıçlık gibi etkinlikleri tarif ...

Degree

:
° sembolüyle ifade edilen açı ölçüsü. Bir dairede 360 derece vardır ve tüm kerteriz ölçümleri, ...

Delivering Carrier

:
Varış limanına ulaşan malların alıcıya ulaştıran taşımacı ...

Delivery Charge

:
"Bırakma" ücretinden (bkz. Bırakma bedeli) farklı anlama gelen bir araba kiralama terimi. Teslim ücreti, kiralanan ...

Delta

:
Irmak ağızlarında bulunan ve kabaca üçgen biçimli toprak parçası. Irmakların taşıdığı alüvyonların buraya çökelmesi nedeniyle ...

Delta Wing

:
Kanatları üçgen biçimli uçak. ...

Demand Valve

:
Dalgıca hava sağlayan bir regülatör. ...

Demesne

:
Devlet veya hükümdara ait topraklar. ...

Demi-Pension

:
Oda, kahvaltı ve bir öğün daha içeren bir otel tarifesi. ...

Democracy

:
Halkın seçtiği temsilcilerce yönetilen ülke veya devlet. ...

Demographics

:
Belirli bir nüfusun özellikleriyle ilgili faktörler. Demografi nüfusun yaş, gelir, aile büyüklüğü, istihdam vb. Yönlerini ...

Demurrage

:
Yükünü belirlenmiş zamanda alamaması veya indirememesinden dolayı yük gemisi işleticisinin ödemekle yükümlü olduğu tutar. ...

Dengue

:
Sivrisineklerin bulaştırdığı tropikal, viral bir hastalık. ...

Denied Boarding Compensation

:
Sırf havayolu şirketinin fazla yer ayırtmış olmasından dolayı, yolcunun, yer ayırttığı ve zamanında check-in yaptırdığı ...

Denizen

:
Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. ...

Departman

:
Bir şirkette bir işten sorumlu bölüm, birim ...

Departure

:
1. Ayrılma. 2. Kalkış. (Bir seferin kalkışı gibi.) ...

Departure Delay Insurance

:
Yer ayırtılmış bir taşıtın gecikmesini kapsayan sigorta. Sigorta ödemesini iki şekilde yapar. Birincisi, neden olunan ...

Departure Tax

:
Seyahat, ağır şekilde vergilendirilen bir hizmettir. Yolcuların çoğu da bilet ücretinin ne kadarının hükumetçe yutulduğunun ...

Dependency

:
Başka bir devletin idaresi altında olan devlet. ...

Deplane

:
Uçaktan inmek. ...

Deportation

:
Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. ...

Deportee

:
Sınırdışı edilen kimse. ...

Deposit

:
Yer tutmak veya iyi niyet göstergesi olarak yapılan kısmi ödeme. ...

Deposit Collection Advice

:
Bir müşterinin depozitosunun alındığını konfirme eden ve seyahat acentelerince çıkarılan bir doküman. Acenteler toplanan depozitoların ...

Depot

:
Terminal veya istasyon için kullanılan bir diğer isim. ...

Depression

:
Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Böylesi hava şartları genellikle yağışlı havalarla ilişkilidir. ...

Depth Gauge

:
Basınç değişimlerini algılayan ve bunları, dalgıcın okuması için derinlik ölçüsüne çeviren alet. ...

Deq

:
...

Derail

:
Lokomotif veya trenin demiryolu hattından ayrılması. ...

Deregulation

:
1. Taşımacılıkta devlet kontrollerinin tedricen kaldırılması için kullanılan terim. Çok çeşitli tarifelerin ve özel anlaşmaların ...

Des

:
...

Desert

:
Genellikle kumlu, su ve bitki örtüsünün azlığıyla tanımlanan kurak ve çorak arazi. Ölçülerine göre sırayla ...

Desolate

:
Terk edilmiş, ıssız veya ihmal edilmiş yer. ...

Dessert

:
Genellikle ana yemek üzerine yenen, şekerle hazırlanan yiyecek. ...

Destination

:
Amacından bağımsız olarak, bir yolculuğun varış noktası. ...

Detour

:
Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. ...

Detrain

:
Trenden inme. ...

Developing Country

:
Gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke. ...

Dhow

:
Umman Denizindeki latin yelkenli gemiler. ...

Dialect

:
Belirli bir bölge veya topluluğa has konuşma biçimi. ...

Diarchy

:
İki bağımsız otorite tarafından yönetilen bölge. ...

Diarise

:
İngilizce'de "diary" sözcüğünden. Bir madde veya konuyu günlüğe kaydetme. ...

Dictatorship

:
Bir diktatör tarafından yönetilen devlet. ...

Diesel Engine

:
Silindirlerdeki sıkıştırılmış havanın ısısının yakıtı ateşlediği, içten yanmalı motor. ...

Diesel-Electric

:
Dizelle çalışan bir jeneratörce üretilen elektrik tarafından harekete geçirilen taşıt. ...

Diesel-Hauled

:
Trenin dizelle çalışan bir lokomotif tarafından çekildiğini ifade eden bir demiryolu terimi. ...

Diligence

:
Taşıma aracı olarak kullanılan atlı arabayı ifade eden tarihi terim. ...

Diner

:
Gayrı resmi yol kenarı lokantası. ...

Diner

:
Trende, içinde restoranı olan vagon. ...

Dinghy

:
Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. ...

Dinner Jacket

:
İngiltere'de erkekler için resmi gece kıyafeti: ceket (genellikle siyah), pantolon, fırfırlı gömlek ve papyon kravattan ...

Direct Current

:
Döngüsel olmayan elektrik akımı. Bataryalarla çalışan cihazlar DC'ye uyumludur. Halbuki temel cihazların çoğu AC'yle (bkz. ...

Direct Service

:
Yolcunun araç değiştirmesini gerektirmeyen uçuş veya başka bir sefer. Ancak, direkt seferlerin ille de non-stop ...

Directional Fare.

:
Sadece tek yönde işleyen tarife. Artık uçuş mesafesiyle belirlenen çok az tarife kalmıştır, çoğunluğu "piyasa ...

Director General

:
1. IATA'nın Genel Müdürü veya onun yetkili temsilcisi anlamında IATA terimi. 2. Bir şirketin en ...

Discount

:
İlan edilmiş tarife veya fiyatlarda yapılan indirim. ...

Disembark

:
Bir uçak, gemi, tren veya başka bir ulaştırma aracından yere basmak. ...

Disintermediation

:
Seyahat bağlamında büyük hizmet sağlayıcılarının, perakendeci acenteleri aradan çıkartarak ve internet gibi yeni dağıtım sistemlerini ...

Dispatch Money

:
Geminin yükleme veya boşaltmayı zamanından önce yapması durumunda ödenecek ek ücret ...

Displaced Person

:
Kovuşturma, savaş vb. Nedenlerle vatanını terk etmek zorunda bırakılmış kimse. ...

Displacement Effect

:
Çalışanların asli işlerinden (tarım gibi) ayrılıp, otel işi gibi turizmle ilişkili işlere geçmeleri olgusuna turizmde ...

Distant Signal

:
Demiryollarında erken uyarı sinyali. ...

Distribution Channel

:
Ürün veya hizmetlerin müşterilere ulaştırıldığı yol veya araç. Tur operatörleri, örneğin, dağıtım kanalları olarak seyahat ...

Distributory

:
Akarsuyun, ana koldan ayrıldıktan sonra ona dönmeyen dalı. ...


1. sayfadasınız. Toplam sonuç 2 sayfa.    >>